| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Kır Zincirlerini (:RSSYorum RSS

... 

 

Eğer 9 canlı olsaydın bile en fazla 8 kez kaçabilirdin ölümden..

Bil ki 7 düvele sultan olsan dahi yerin 6 mekan olacak sana

En fazla 5 metre kumaş  üretebileceksin

Kapatacaksın 4 açsanda gözünü

Bu dünya 3 günlük dünya Azrailin yanıda 2 kat olup yalvarsanda nafile

Elbet 1 gün öleceksin

İşte o gün her şey 0'dan aşlayacak...

 

KELEBEK ANLAYIŞI 

 

 

Bir sabah ofisime giderken, arabamı koyduğum

garajda yaşadığım küçük bir olaydan harika bir ders aldım.

Garaj kapısını açınca, kanatlarını açmış, çırpınıp duran bir

kelebekle karşılaştım. Dışarı çıkmaya çalışıyor, habire kapalı

camlara çarpıp duruyordu. Kelebeğin dışarı çıkmasına

yardım etme düşüncesiyle,

garaj kapısını iyice açtım. Ama bu, işe yaramadı.

Tam aksine, garaj kapısının açılırken

çıkardığı sesten ürken kelebek,

daha yüksekten uçmaya başladı ve bir örümcek

ağına dolandı. Bu kez, uzun saplı bir

süpürgenin yardımıyla, onu ağdan kurtardım

ve süpürgeyle dürterek dışarı çıkarmaya çalıştım. Gene olmadı…

Kelebek, dışarı çıkması için tek yolun,

şeffaf oldukları için dışarıyı

gösteren ama gerçekte kapalı olan camlar

olduğunu sanıyor olmalıydı.

Yine, dışarı çıkmak için cama çarpıp durmaya başladı.

Oysa, birazcık başını aşağı eğse, onun dışarı çıkması

için kocaman bir kapının açıldığını görecekti.

Ne var ki, bütünü göremeyip sadece bir noktaya

odaklandığı için, kendisini garajın içinde tutsak

kalmaya mahkûm etmişti.


----alıntı----

ODTÜ'lü hocadan hayat dersi 

ODTÜ Işletme’nin deli ama çok bilge, hem en sevilen

hem en nefret edilen profesörü

Muhan Hocanın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğretim üyelerinin

bile katılımıyla geçer ki her senesi ayrı ilginçtir.

Derslerinden birinden bir anekdot :

Muhan Soysal tepegöze bir Picasso resmi koyar.

Herkes bakar bakar ama tarzı zaten kübik olan

sürrealist resimde sanatla

fazla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği çok az şey vardır.

Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen bişey.

Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk

içi parlak dikdörtgenin içinde başka bişeyler daha.

5-10 dakka hiçbişey söylemeden sınıfı izleyen hoca,

birazdan Picasso’nun resmini alıp Meninas’in bir resmini koyar.

Bu resimde sandalyenin üzerinde oturan sarı uzun saçlı bir

aristokrat kızının etrafındaki dadıları onun saçını tararken

yerde köpeği yatmaktadır.

Ve babası arkasından ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir.


Ancak ikinci resmi görünce Picasso’nun resmindeki öğelerin

ne olduğunu ve bu resmin Meninas’in tablosuna gönderme olarak

yapılmış olduğunu farkeder tüm sınıf.

Ve Muhan Soysal hiç unutamayacağımız dersini verir :

“Hayatta hiçbirşey Meninas’in resmi kadar belirgin ve net değildir.

Iş hayatı gerçekleri size Picasso’nun resmindeki gibi şekil

değiştirmiş olarak gösterir.

Picasso’nun resmine bakıp, Meninas’in resmini görebilenleriniz

başarılı olacak,

diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan

gerçekleri hiç göremeyecek.”

VE SON SÖZ…

Bir saatliğine mutlu olacaksanız, şekerleme yapın!
Bir günlüğüne mutlu olacaksanız, balık avlamaya gidin!
Bir aylığına mutlu olacaksanız, evlenin!
Bir yıllığına mutlu olacaksanız, bir servete konun!
Tüm yaşam boyunca mutlu olacaksanız, işinizi sevin…

 

BASİT YAŞAYACAKSIN BASİT... 

Basit yaşayacaksın. Basit



Basit yaşayacaksın. BASİT
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazin;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan soylediğin
'seni seviyorum' gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük;
ve o opücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın -hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz
aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını
bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık
denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış bir 'fa diyez'in
mutluluğunu.
Makyajı ilk 'a' sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
'Bilmiyorum' diyebileceksin bilmediğinde ve
Çok normal olacak 'onu da' bilemeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir 'istemiyorum' diyebilmeye,
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gosterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak 'bilgini' en hızlı 'sayan'.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...

    YALÇIN ERGİR

 

Okunduğu andan itibaren hayrn olunacak bir şiir..

İnternette Nazım Hikmet adı altında dolaşıyor. 

Asıl yazarı Yalçın Ergir. Elbette şiirlerin Nazım Hikmet gibi

büyük isim altına yakıştırılması gurur vericidir..

Ama asıl yazarı da düşünmek lazım... Emeğe saygı diyoruz..

 

BASİT YAŞAYCAKSIN BASİT  

 

 

Hayat her şeye gülebildğnde güzel.. Anlamlı... 

İnsan güler mutlu olur.. Ama ömrünü uzattığını neredeyse hayatını

kurtarığını bilmez.. 

Evet.. İnsan içten gelerek bir gülümsmesiyle;

Bağışıklık sistemi kuvvetleniyor,

15  kas birlikte çalışıyor

Ruhsal bazı hastalıklarda gülmek terapi olarak

kullanılıyor ve olumlu sonuç alınıyor.

Birçok hastalığa meydan okuyor...

BİR GÜLÜMSEME NELER

DEĞİŞTİRİYORMUŞ...